
ÇİÇEK GİBİ …
Mart ayı ile yeni bir bahar daha başladı ömrümde. Bahar, insanın içini kıpır kıpır yapan bir ilham meleğidir bana göre.Çok sevdiğim doğa gezilerine başlayabileceğim ve kendimi yeniden keşfedeceğim önemli bir fırsattır. Bu güne kadar doğadan çok şey öğrendim.
Yeşilliklerin arasına karışacağım ve baharın o müthiş kokusu beni yeniden hayata hayran bırakacak biliyorum.
Geçmiş yıllardan birinde, sanıyorum yirmi beş yaşındaydım ve bir nisan ayı idi … Yedi Göller’de dev bir ağaca yaslanıp hayranlıkla doğayı seyre dalmıştım. Ben öylece ayakta ağaca yaslanırken bir rüzgar esti hafiften.Tam o sırada derin bir nefes almıştım. Böylece nefis bir çiçeğin kokusu ciğerlerime ve neredeyse tüm bedenime yayıldı.Çok iyi tanıdığım bu kokuyu uzun yıllardır bu denli keskin bir şekilde duymamıştım.
Bir anda beş yaşına geri döndüm.İzmir’e evimizin o kocaman bahçesine gittim. Küçücük bir kız çocuğu oldum.Müthiş bir heyecan,mutluluk ve merak ile tekrar tekrar içime çektim o nefis havayı.
Hemen onu bana getiren kokunun peşinden koşup bir an önce o güzelliği görmek için çevreyi araştırmaya koyuldum.Bulunduğum yerden yaklaşık otuz metre ilerledim. Koku, durduğum yerde iyice keskinleşmişti . Sabırsız bir şekilde ellerimle toprağın üzerindeki sarmaşık yapraklarını karıştırdım.
Bu denli yoğun kokunun karşılığında bir çiçek öbeği bulacağımı düşünüyordum orada.Oysa yaprakların arasından tek başına küçücük mor bir menekşe göründü yalnızca.

Onunla karşılaşınca birden öyle bir kahkaha atmışım ki arkadaşlarım merakla koşarak yanıma geldiler .
Yıllardır görmediğiniz ama en sevdiğiniz dostunuzla aniden karşılaşılaşıyorsunuz… İşte öyle birşey.
O güzelliğe orada öylece özlemle bakarken yeniden yirmi beş yaşıma geri dönmüştüm.Bana bu duyguları yaşatan ve o müthiş kokuyu tüm çevresine yayan küçücük bir menekşeydi sadece. Ormanda kendi kendine açmış saf ve özgür küçücük bir menekşe …
Yüzümde bir tebessümle ona baktım ve düşündüm…
Ormanın içinde,morun en güzeli ile çiçek açan ve çevresine mis gibi güçlü kokular salan menekşe ,bu görünüme gelene kadar, ne emek verdi kim bilir?
Onu sevecek veya beğenecek birisi olduğunu varsayarak hareket etmedi. Belki de oralardan hiç kimse geçmeyecekti.Diğer pek çok çiçekten farklı olarak yaprak altında bir gölgede büyüdü.
Hayat yolumu çizmeye çalıştığım o yıllarda yaşadığım bu deneyimden sonra kendi kendime dedim ki :
- Sen de ormanın içinde kocaman sarmaşık yapraklarının altında küçücük bir menekşe olmalısın.–
Sevgiyle kalın…
Gülhan Berkman Yakar
gberkman@kariyercafe.com