KAHVE BAHANE
Gülhan Berkman Yakar

SİHİR
-Anneee anneee annnee
-Efendim kızım.
-Ben şu elbiseden istiyorum.Hani Barbie’li olan var ya .
-Tamam kızım bir ara bakarız.
- Anne, ama hep daha sonra diyorsun ben şimdi istiyorum.
- Yavrum ,onu alacak kadar paran var mı? Diye hiç sormuyorsun ama.
- Niye sorayım ki?Sen bana param yok diyorsun o zaman .Aslında ben biliyorum cüzdanında bir sürü kart var.Onlarla istediğini alabiliyorsun.Zaten o bankanın önündeki makina da sana istediğin kadar para veriyor.
- Hay Allah öyle mi zannediyorsun.
-Tabii ki. Hiç beni kandırmaya kalkma şimdi. Ben kaç kere gözlerimle gördüm bunu.Bir kart var onu yerleştiriyorsun o da sana para veriyor.
- Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?.Harika ,ne kadar güzel .Ya da ne kadar güzel olurdu demeliyim aslında J
-O paraları kim koyuyor bizim için oraya sence? ( Sihirli bir değnek olabilir mi ?)
-Bilmem
-Hani ben ,baban çalışıyoruz ya çocuğum ,sabahtan akşama kadar ,işe gidiyoruz ya yavrum…
Bu konuşmayı kızım 5 yaşlarındayken yapmıştık diye hatırlıyorum. Kendisine bazı şeylerin ancak çalışarak ve emek vererek elde edilebileceğini aktarmaya çalışmıştım o zaman.Ve tabii onun düşündüğü şeyin gerçek olduğu bir dünyayı da hayal etmiştim. Çok keyifliydi doğrusu.
Tatlı Cadı
Şimdi kendisi 8 yaşında arada sırada benzeri konuşmalar yapmam gerekiyor yine de .Geçtiğimiz yıllardan hatırladığım bir dialoğu daha aktarıyorum size;
Otomobil kullanıyorum o da arkadan bana sesleniyor.
-Anne sihir diye bir şey var mı?
İzlediği TV dizilerinden veya çizgi filmlerden etkileniyordu.Ben de onu biraz şaşırtayım istedim
- Var yavrum
Şaşkın gözlerle bana doğru eğildi , yüzüme baktı ve;
-Gerçekten mi? Diye sordu.Yüzümdeki mimikleri görmek için büyük çaba harcıyordu arka taraftan..
-Evet . Dedim ciddiyetle.
Nefesini tutarak benim söyleyeceklerimi dinlediğini hissediyordum.Sonra devam ettim.
-Bu özelliği kazanabilmek için çok çalıştım biliyor musun? Hem de yıllarca.
- Nasıl yani senin sihirin mi var?
- Tabii ki …Bak ,burnumu nasıl oynatıyorum.Eğildi ve burnumu nasıl oynattığımı yakından gördü.
-Eee ne olmuş yani?
- Sen oynatabiliyor musun ? Bir dene istersen . Ama hiç ellemeden oynatacaksın.
Denedi tabii . Bu hiç kolay değildir. (Belki siz de denemişsinizdir J)
Yaa gördün mü ? Ben sana daha önce de söyledim.Bunu herkes yapamaz ben üzerinde çok çalıştım.Yıllarca.
- Ne oluyor sanki bununla .
- Aaa tabi sen bilmiyorsun yok o dizi televizyonda şimdi.Eskiden yani ben senin yaşlarındayken” Tatlı Cadı “diye bir dizi vardı.O tatlı cadı bir anneydi. Tıpkı benim gibi. Adı da yanılmıyorsam Samantha’ydı .
Tatlı Cadı ,sadece ne istediğini belirler , hafifçe burnunu oynattığında insanları kılıktan kılığa çevirebilir,ortadan kaldırabilir veya ne isterse ona sahip olabilirdi.Burnunu oynattığında istediği giysiler, yemekler … Ne isterse, hepsi anında gerçekleşiyordu.
( Bir TV dizisinden bahsettiğimi anlayınca bizimkinin suratı asıldı tabii.Ben devam ettim anlatmaya.)
İşte yavrum o zamanlar ben de burnumu ellerimle dokunmadan oynatabilirsem istediğim her şeye anında kavuşabileceğimi düşünüyordum.Çalıştım çalıştım çalıştım.Bu gücü elde edebilmek için öyle çok burnumu oynattım ki , her aklıma geldiğinde bu çalışmayı yaptım Kaç kere denediğimi hatırlamıyorum … İşte bu azimli çalışmalarım sayesinde bu gün bile bu ayrıcalıklı özelliğe sahibim.
- Ne ayrıcalığı anne, hani? Hiç bir şey olmuyor .Oynatıyorsun da ne fark ediyor sanki?Yani sihir diye bir şey yok . Onu mu anlatıyorsun bana.
- Yoo ben baştan beri sihir olduğunu söylüyorum sana .Bu konuda ciddiyim.Ben ayrıcalıklı olduğumu düşünüyorum tabii ki. Çünkü burnumu oynatarak mucizeleri nasıl gerçekleştirebileceğimi öğrendim. Bak işte görüyorsun.Dingi dingi dingi ding J
Nasıl mı yaptım ?Bunu yürekten istedim ve hayal ettim.Her gün çalıştım . O kadar çok denedim ki bir süre sonra, burnumu oynatabilmek, sonunda elde edeceğim sihir gücünden de önemli olmuştu .
Başardığımda ise çok mutlu olmuştum ve tabii bu süreçte insanların sahip olduğu o müthiş sihir gücü hakkında çok şey öğrenmiş oldum.
“Hayaller sihirsiz başarılmaz.”
Benim sihirim şöyle gerçekleşiyor kızım:
Bir şeyin olmasını çok istediğimde önce bir burnumu oynatıyorum. ( dingi dingi dingi ding)
Bu bana bir şeyleri derinden istemenin ne olduğunu, mücadele ruhunu ve sabrı hatırlatıyor.
Gülümsüyorum, ardından olmasını istediğim şey için çalışmaya başlıyorum.
“ Anne böyle sihir olur mu ? İstediğinin hemen olması lazım ” dersen… Ben de şöyle söylerim;
Zaman dediğin nedir ki? Tüm bu çabalar sonucunda elde ettiklerimle ilgili geriye baktığımda sadece bir AN ımı alıyor ve SİHİR çoktan gerçekleşmiş oluyor.
Gülhan Berkman Yakar
Profesyonel Koç / Eğitmen